Bolonya | Şişman, Kırmızı, Bilge Şehir

Tatlısert İtalyan Hayatımdan Deneyimler

2383
Resim: Wikipedia Commons - Goldmund100 (Luca Volpi)

Her ne kadar Bolonya için söylenen Şişman, Kırmızı, Bilge Şehir (La Grossa, La Rossa, La Dotta) deyişi bu şehri özetliyor olsa da, burada yaşadıkça insanın içine işleyen ve Bolonya’yı diger İtalyan şehirlerinden farklı kılan bambaşka bir ruhu var.

Tortellini, tagliatelle al ragu (bolonez soslu makarna), mortadella gibi lezzetlerin anavatanı olmasıyla şişman, şehre hakim kırmızı renkli evlerin yanı sıra şehirde politik eğilimin sol ideolojiye yakın olmasıyla kırmızı, ve modern anlamda ilk üniversite olan, 1088’de kurulmuş ve öğrencileri arasında Dante’nin de bulunduğu Bologna Üniversitesi’ne ev sahipliği yapmasıyla da bilge olarak anılan bu şehre doktora eğitimim sebebiyle adımımı attım.

Resim: @Federnap (Instagram)
Doktora yaptığım Bologna Universitesi’nin dışarıdan görünümü. Resim: @Federnap (Instagram)

Ortaçağda yaşarmışcasına, şehre kol kanat geren portici denen kemerlerin altından yürüyüp, geleneksel mimarideki küçük ama sıcak evime giderken,  Bolonyalı olmanın romantikliği ve İtalyan olmanın kaosu ikileminde, bu güzel ülkenin güzel şehrinde edineceğim deneyimleri aktarmaya başlıyorum.

''Floransa | Nasıl Gezilmemeli?''
”Floransa | Nasıl Gezilmemeli?”

İlk gözlemim: İtalya’da hayat tatlısert. 

Sizin hayatınız ve keyfiniz herşeyden önce gelirken, günlük hayatı idame ettirmenin sert tarafları var.

Genel olarak İtalyanların organize olmadaki başarısızlıkları düşünülünce, Bologna Üniversitesi’nin ve buradaki öğrencilik hayatının göreceli olarak disiplinli ve düzenli olduğunu söylemek yanlış olmaz. Bologna Üniversitesi‘nin yanı sıra, Johns Hopkins’in lisansüstü eğitim veren bir kampüsünün olması, şehirdeki dinamik yapının en önemli sebebi. Ayrıca siyasi farkındalığın yüksek, eleştirel yaklaşım ve revizyonist bakış açısının hakim olduğu da yadsınamaz bir gerçek. Nitekim, üniversite alanı olan Via Zamboni ve çevresinde bu sosyopolitik havayı solumak mümkün.

Via Zamboni'de bir sokak sanatı.
Üniversite alanı olan Via Zamboni’de siyasi farkındalık oldukça yüksek. Resim: @giramondo (Instagram)

Peki ben bu şehirde kendi yaşam alanımı nerede kuracak, nerede yaşayacaktım?

Her ne kadar öğrencilerin üye olup yurda yerleşebilecekleri SAIS adında bir sistemleri de olsa, Üniversite alanındaki sokaklarda bulunan duyuru tabelalarında ev arkadaşı ilanları da olsa; benim tercihim tek başıma kapı kapı emlak ofisi dolaşıp, tek kelime İtalyanca bilmeden nasıl bir ev istediğimi anlatmak oldu. Tabii belirtmek gerek: İtalya başbakanı Renzi’nin İngilizcesi ne kadar iyiyse, üniversite dışında duyduğunuz İngilizce de o kadar iyi. Neyseki ‘immobiliare’nin emlak ofisi,’affittasi‘nin kiralık, ‘monolocalenin 1+0, ‘bilocale‘nin 1+1 olduğunu öğrenir öğrenmez işim kolaylaştı. Bunun yanında, idealista.it, casa.it, bakeca.it gibi sitelerden ev arayışlarıma başladım; tabiki dolandırıcı İtalyanlarla da karşılaşacaktım; emlakçıların öve öve bitiremediği ama içinde nefes alınamayacak evler de görecektim.

Altıgen şeklindeki tüm şehri adım adım dolaştım; sonunda sahipleri ile çok iyi arkadaş olduğumuz, Manuel ve Giovanna’ya ait Immobiliare 40100, nasıl bir ev istediğimi anladı. Tam 1 hafta sonunda, Bolonya’nın Nişantaşı’sı olarak tabir ettiğim bölgesinde (Via Senta Stefano-Via Farini), Bolonyalı yaşlı bir teyze ve amcanın sahibi olduğu apartmanda, tam istediğim gibi bir ev buldum ve komşu olduk. Böylelikle, Bolonya’daki İtalyan hayatımın tatlı tarafları yanında sert yanlarını da deneyimlediğim bir serüvene başladım. Sonuçta hayat mücadelesi küresel ve dünyanın her yerinde çetin. Ben de; Strada Maggiore’deki Siyaset Bilimi Fakültesinde, çalışmalara başlayarak akademik çevrede bu mücadeleye ortak oldum.

Belki Türkiye hudutlarından çıkınca her yerde farkettiğimiz şey bu; ama zamanın ve insanın değeri, fikir üretmenin saygınlığı ve insan ilişkilerinde samimiyetin ve nezaketin ölçü olduğu bir şehir Bolonya.

İşte okuduğum yer. Resim: @fridablu (Instagram)
İşte okuduğum yer: Strada Maggiore’deki Siyaset Bilimi Fakültesi tam burada. Resim: @fridablu (Instagram)

Ben de; bir gün yolda Umberto Eco’yla karşılaşmanın umudu ile yönümü şehrin sembolü olan iki kuleye göre tayin etmeye, Emilia-Romagna bölgesinin enfes yemeklerini tadıp şaraplarını yudumlamaya, saatimi 19.00’da Spritz içmek için kurmaya ve İtalya’da yaşamın kaosu ve düzensizliğin yarattığı sorunlar ile beraber, akademik ortamda mücadele etmeye ve böylece hayattan keyif almaya başladım.

Umarım bu serüvenimi sizlerle paylaşmak, en az benim kadar hoşunuza gider.

Bolonya’dan sevgiyle,

Merve

[1] Bologna’nın İtalyanca lakabından çeviri. “La Grassa – La Rossa – La Dotta”


Budaviva’nın notu: Bu yazımızı okuyup da içinizde ani bir Bologna’ya gitme aşkı kabardıysa, İstanbul – Bologna uçuşları an itibariyle 110€’dan başlıyor, bilginize.